|
|
| Varlıktan Yokluğa
|
|
|
|
İçinde yaşadığımız kent , İstanbul ; gün geçtikçe büyüyüp değişirken, toplumsal yapısındaki farklılıkları da beraberinde büyütüyor. Kentin hızla değişen yapısının içinde sadece, zamana karşı halen direnmeye devam eden ; kendi mimari unsurlarıyla var olmaya çalışan ,o eski yapılar , Arnavut kaldırımı sokaklar,çeşmeler ve yapıtlar yok olmuyor.Birde bu yapılaşma ve değişimin orta yerinde kalmış mahalleler ,içinde yaşatılan kültürler yok oluyor.Bu yapıya en iyi örneklerden birisi de çevresinde büyüyen plazalar ve alışveriş merkezlerine rağmen sokakları çamur ve çöpler içinde kalmış, insanların yaşadığı ‘’Çingeneler mahallesi’’……
Fotoğraflarda yer alan insanlar çok uzaklarda yaşamıyorlar. Yeni Sahra ve Küçük Bakkalköy’de yaşıyorlar. Kentin yakın geleceği içinde değişimiyle beraber onlarda yaşattıkları kültürleriyle yok olup gidecekler. Bu mahallelerde yaşayanlar ; atalarının yüzyıllar önce Hindistan’dan çıkarak göçle, çeşitli kıtalara yayılıp, yaşattıkları kültürlerinden geri kalan birkaç özelliğiyle buralarda yaşamlarını sürdürüyorlar.Yaşattıkları dileriyle (Romence),çiçekçilik ve sepetçilik yaparak geçiniyorlar.Bu çöplükleri andıran mahallelerde , evler çiçek depoları gibi ağzına kadar dolduruluyor, demetleniyor . Çiçek , güzelliğine yakıştırılamayan yerlerden ; çöplük,çamurla dolu mahallelerden çıkarak İstanbul’un dört bir yanındaki tezgahlarda satılıyor.Sonrada hepimizin hayatlarında sevgi duygumuzun dili oluyor.
Mahalleye ilk gittiğim gün dışarıdaki dünyaya ne denli kapalı olduklarını gördüm. Beni gören herkes orada ne aradığımı soruyor ve kuşkuyla dolu önyargılı bakışlarıyla karşılıyorlardı. Yanıma ilk g...
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|