Popüler kültüre nasıl bakarsanız bakın, ister elitist-muhafazakar, ister neo-Marksist ve isterseniz de post-Marksist kültür okumasından yana olun bugünlerde “plaj kültürü” nü popüler kültürün en canlı tartışma odağına koyabilirsiniz. Plaj kültürü, modernleşmenin esas mekanları olan şehirlerin ve özellikle de metropollerin ve İstanbul’un popüler kültürünün bir mecrasıdır. Modernleşmenin vazgeçilmezi konumundaki kapitalistleşme ve şehirleşme popüler kültürü etkili bir pazarlama yöntemi olarak kullanırken, eğlence sektörü de bunun en etkili aracı durumundadır.
Yaz aylarının İstanbul’daki eğlence kanalları gündüz – gece, haftaiçi – haftasonu olarak farklı zaman dilimleri ile şekillense de eğlencenin merkezinde “deniz” vardır. Haftaiçi gündüzleri günübirlik gidilen semt plajları (Menekşe, Çiroz, Yeşilköy, Fenerbahçe, Caddebostan, Yörükali, Şile, Kumbaba, vs..) akşamüstü ve akşamları boğazda yapılan tekne gezileri ve “in” eğlence mekanları (Sortie, Reyna, Laila, vs..) veya mahallenin çay bahçeleri, kır kahveleri, parkları ile gün boyunca denizle temas etme olanağınız olur. Haftasonları ise eğlencenin odağında “plaj”lar vardır. Halk plajları (Menekşe, Suadiye, Florya, Fenerbahçe, Caddebostan Plajı,...) veya özel plaj statüsündeki “beach club”lar (Burç Beach, Dodo İstanbul Sea Club, Golden Beach Club, Solar Beach, Dalia Beach Club, Wattabe, Kamos Beach Club ...) kentteki konumları ile ya kent merkezinde ya da kentin çevresinde konumlanarak halkın zevkine göre çeşitlenen gözde eğlence mekanlarıdır.
Kamusal alanda “merkez”in “çevre”ye gücünü gösterdiği yerlerden biridir “plaj”. Herşeyin bir adabı ve kuralı vardır; nerede denize girilir, nereye kadar gidilir, ne yenir, ne içilir, ne giyilir (“don”la d...
|